Belözoğlu: Kendimi Fenerbahçe'ye ait hissediyorum

-
Belözoğlu: Kendimi Fenerbahçe'ye ait hissediyorum
Başakşehir'in kaptanı Emre Belözoğlu, gündeme dair merak edilen sorulara yanıt verdi.

Medipol Başakşehir'in yıldız futbolcusu Emre BelözoğluTivibu Spor' da Türk futbolunun önemli isimlerinden Nihat Kahveci ile geçmişe doğru bir yolculuk yaptı.

"Son dönemlerde sadece futbolda değil insanlar arasındaki en büyük sorun samimiyetsizlik" diyen Belözoğlu, "Bizim zamanımızda takımda oynayanı da oynamayanı da hep iç içeydik. 60 gün kamp yapardık, 60 günde sevdiğin kadınla tatile gitsen kavga edersin" diye konuştu.

İşte Belözoğlu'nun açıklamalarından önemli satır başları...

"2022 Dünya Kupası'na gidersek oynayamam"

"Yeni nesilde de çok değerli kardeşlerimiz var, onlar da bu ülkenin bayrağını göğsünde taşıdığında farklı duyguyla çıkıyorlar, ama 2002 Dünya Kupası'ndaki oyuncu grubunun samimiyeti hiçbir oyuncu grubunda yoktu."

"2022 Dünya Kupası'na gidersek orada oynayamam. Belki bir sene daha gidebilirsem, o kadar. Futbolu bırakmakla devam etme arasında pek fark yok. Benim yaşadığım sakatlıklar adele sakatlıkları olduğu için atlatmak kolay oluyor."

"Fenerbahçe'den ayrıldığımda futbolu beş gün bıraktım. Altıncı gün giyindim, koşmaya gittim. Eşim 'Nereye gidiyorsun, sen futbolu bıraktın' dedi."

"Şampiyonluk konusunda bir iki adım ilerideyiz"

"Başakşehir'in başarısı Göksel Başkan ve Abdullah Avcı'nın üzerinde toplanmıştır. Oyuncu grubu da üzerine düşen görevi net bir şekilde ortaya koydu."

"Geçen seneki takım ligi ikinci bitirdi. Biz yemekte bile kendi aramızda şampiyonluk konuşmuyorduk. Ama şimdi hem kendi aramızda konuşuyoruz hem de kamuoyuna dile getirebiliyoruz. Şampiyonluk konusunda geçen seneye göre bir değil iki adım ileride olduğumuzu düşünüyorum."

"Adebayor kaybettiğinde ağlayacak kadar hırslı"

"Adebayor çok özel bir oyuncu. Bizi çok rahatlatıyor. Her yerde top alıyor, her yere koşuyor. Lider bir isim. Kaybettiğimizde içeride ağlayacak kadar hırsı var."

(Sevilla maçında son dakikada kazanılan serbest vuruş hakkında): "O an çok yorgundum, yoksa şut çekecektim. Faulü aldım. Topun başında annemin duasını okuyordum o anda. Şampiyonlar Ligi topuyla iki gün çalışıyorsun. Ligdeki topla bu top farklı. İdmanda her vurduğum giriyor, şu maçta da olsa valla atacağım içeri dedim. Ama iki gün farklı topla çalışıyorsun. Buna da alışmıştım, ama olmadı. Top içeriye girseydi belki de kariyerimin en önemli golü diyebilirdim."

"Süper Lig'de sistemsizlik üzerine kurulu bir sistem var"

"Süper Lig çok enteresan bir lig. Sistemsizlik üzerine kurulu bir sistem var. Takımlar çok kapanıyorlar. Örneğin Beşiktaş bir hafta Avrupa'nın en önemli takımını dize getiriyor, sonra geliyor belki de ligin orta sıralarının bile altındaki bir takıma yeniliyor. Enteresan dinamikler var."

"Cenk'in en büyük handikapı Sam Allardyce"

"Cenk Tosun için çok mutluyum. Yabancı kuralıyla beraber oyuncularda bir özgüven kaybı oluşmuştu. Çok genç yaşta futbolu bırakanlar oldu. Şu an oyuncuların yurt dışına gitmesinin bizim dönemimizdekinden daha kolay olduğunu düşünüyorum."

"Cenk ile A Milli Takım'da birlikte oynadık. Çok profesyonel ve takımdaşığı yüksek bir oyuncu. Kendisini diğerlerinden yüksekte ya da alçakta görmüyor. Sürekli kendisini geliştirmek istiyor. İngiltere'de oyun çok temaslı oynanıyor ama Cenk'in gol vuruşu çok iyi. En büyük handikapı ise hocası. Sam Allardyce, Newcastle United'da benim de hocamdı, Bir buçuk sene çalıştık. Forveti yalnız bırakan ve beslemekten uzak bir futbol sistemi var."

"Altyapım Galatasaray'dan, ama kendimi Fenerbahçe'ye ait hissediyorum"

"Futbolcu oyunun merkezindedir. Bu mesleğin en değerli aktörüdür. Bu böyleyse ve bazı takımlara kendimizi ait hissediyorsak, o takımın değeri olmalısınız. Ben sokakta bunu hissediyorum. Benim altyapım Galatasaray'dan, orada çok şey öğrendim. Bana kattıklarını hiçbir zaman inkar etmedim ama Fenerbahçe'ye kendimi ait hissettiğim için taraftar da bunu bana sokakta hissettiriyor. Şu an beni gördüklerinde boynuma sarılıp ağlayanlar oluyor. Aslında değerli olan da bu."

"Fenerbahçe'den ayrılışımı mektupla öğrenmemeliydim"

"Benim Fenerbahçe'den ayrılırken yaşadıklarımı Real Sociedad 35 yaşındaki kaptanına yaşatmaz. Veya Inter, bunu yaşatmaz. Oyuncuya en azından değer verdiğini göstermeli. Ben bunu bir mektupla öğrenmemeliydim. İleride yönetici olursam, kaptanımı gönderirken bunu mektupla yapmam. Benim kolum kesilir, o mektubu yine de yazmam."

"Baba olduktan sonra çocuklarla birlikte büyüyorsun. Seni statta ıslıklayanların seninle niye uğraştıklarını daha iyi anlıyorsun. Beni ıslıklayan herkes, onların takımında olayım diye can atarlar. İyi futbolcu ıslıklanır. Benim motivasyonumu düşürmek için yapılır. Ama eminim herkes evine gittiğinde 'Emre benim takımımda olsun' der."

Kaynak: GOAL.COM